Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

1980 yılında Adana'nın Kadirli ilçesinde doğdum. 9 kardeşli kalabalık bir aileden gelmekteyim. Paylaşmayı ve hayata atılmayı ilk okula giderken öğrendim. Okuldan arta kalan zamanlarda tarımla uğraşan aileme yardım ederdim. Babam her zaman şunu söylerdi ya okursun meslek iş sahibi olursun ya da bu sıcağın altında bu insanlarla beraber çalışırsın. Şimdi kendi mahsulünü dahi eken insan sayısı o kadar çok azaldı ki bazen keşke orada kalıp tarımla mı uğraşsaydım diye düşünmüyor değilim. Tarımı bitirdiler maalesef.

Bu mesleğe harçlığımı çıkarmak için lise yıllarında yaz tatillerinde tesadüfen başlamadım. Garsonlu ve aşçı yamaklığı yaptım. Keyif alınca da bu işi meslek olarak seçmeye karar verdim. Ve işimde en iyisi olmak için yola çıktım çünkü insan hangi mesleği yaparsa yapsın bence en iyisini yapmalı bence.

THC de ne zaman ve hangi pozisyonda çalışmaya başladınız. Şirket içindeki kariyer gelişimizi anlatır mısınız?

Yakın bir arkadaşım ne zaman yeni bir iş bulsa beni de yanına alırdı. Sonra başka bir işe geçer beni tekrar yanına alırdı. Bir dönem kendi işyerimi açtım fakat olmadı. Sonra yakın arkadaşım House Cafe'de çalışmaya başladı beni de yanına aldı. 2007 yılında başladık o ayrıldı fakat ben 7 senedir hala House Cafe'deyim :) İlk başladığımda gece hazırlığında çalışıyordum. Geceden sonra gündüze geçtim. Sırası ile soğuk, sıcak ve ızgara tüm tezgahlar da çalışmaya başladım hepsinde bir süre sonra tezgahın sorumlusu oldum. Bu departmanların hepsinde çalışırken en iyi olmak adına elimden geleni yaptım. Her kişi usta bir aşçı olabilir ama bir lezzeti bir tadı yakalamak, o tezgaha bir hava getirmektir önemli olan. Aşçılıkta bir söz vardır en iyi aşçı da olsan elinin ayarı ve düzenin yoksa sıfırsındır.

Tüm bölümlerde çalıştıktan sonra Mutfak Şefim Hakan İnan'nında desteği ile Sous Chef Olarak terfi ettim. Kariyer hedefim House Cafe Ortaköy mutfak şefliğini almaktı onu da başardım. Tabi burası son nokta değil daha yukarlara çıkmak için çalışıyorum.

Her zaman yanımda çalışanlara da söylerim işini sadece para kazanmak için değil severek hep daha iyisini isteyerek yapman lazım. Çok çalışman, emek harcaman lazım ki istediğin seviyeye gelebilesin.

THC de çalışmanın zor ve keyifli yanlarından biraz bahseder misiniz.?

İşini iyi takip ettikten sonra zor bir tarafı kalmıyor inanın meslek hayatımın başlarında zorlandığım oldu elbette. Dönem dönem de zorlanmışımdır fakat bu işin altından kalkabileceğime ve daha iyisini yapabileceğime inandığım için buradayım.

İş sizi zorlamıyor fakat yanınızda çalışan insan zorluyor maalesef insanlar en ufak boşluk bırakmaya gelmiyor devamlı sıkı olmak zorundasın. Mesela bir görev vermişsin onu yaptı mı diye takip etmen gerek yoksa en basit bahaneleri "Unuttum usta" oluyor. En keyifli yanları bir mutfak şefine harika yemekler geliyorsa en keyifli zamanıdır yemeği güzel tabaklar ve misafiri mutlu gönderir işte o zaman değmeyin keyfimize.

Ayrıca davetler ayrı bir keyif oluyor menüden farklı yemekler yapıyorsun ve yoğun tempoda alakart ile beraber işi organize ediyorsun bir de sorunsuz bir gün geçirdiyseniz harika bir gündür.Misafirden gelen tabakları takip eder ve kontrol edersin her misafir tabağında olan yemeğin hepsini yediyse çok mutlu olursun demek ki iyi bir yemek sunum yaptık ki misafir yemiş hepsini diye.

THC de unutamadığınız bir anınızı anlatır mısınız?

2014 başında doğum günüm de Hakan Usta ve Selçuk Bey'in pasta almaları ve mutfakta sürpriz yapmalarıydı. Bu seneye kadar hiç kimse yapmamıştı bu benim için çok sürpriz olduğu için harika bir anı olarak kaldı. Sous şef olduğum sene yazın Coşkun usta bana gömlek alıp hediye etmişti mutfak içinde bu beni çok duygulandırmıştı. Sonrası yemek çekimleri olduğu için beni gazlamak için yapmış :) Tabi işin espri Coşkun ustama da buradan saygılarımı iletiyorum. Coşkun Usta da Hakan Usta da gerek meslek hayatıma gerekse kariyerimde buralara gelmem de çok emekleri vardır buradan her iki değerli ustama şükranlarımı sunarım.

Bu sektörde kariyer hedefleyen arkadaşlara ne tavsiye edersiniz?

Hedefler ve kariyerler düşünmekle olmuyor bir emek karşılığında oluyor daha çok çalışmalarını tavsiye ederim. Tabi benim de daha çok ama çok çalışmam lazım.

Atalarımızın bir sözü vardır lafla peynir gemisi yürümez yürüseydi şayet her boğazdan gecen gemiyi ben geçirirdim. İcraat icraat başka bir şey değil.

En önemlisi de adaletli olman, herkese eşit mesafeden bakman. Adaletin olmadığı, sistemin olmadığı ve disiplinin olmadığı bir yer asla yürümez, yürüse de tekler mutlaka.